HABERLER Slider

Emeklilerin % 70’i açlık sınırının altında aylık alıyor

TÜİK’in Mayıs 2020 Tüfe oranlarını açıkladı. Açıklanan rakamları değerlendiren Türkiye Emekliler Derneği Uludağ Şube Başkanı Kenan Pars “ TÜİK’in yüzde 90’ı emeklilerin harcama grubunda olmayan enflasyon sepetiyle yapılan bu hesap biz emeklileri temsil etmemektedir” dedi.

Türkiye Emekliler Derneği olarak altı aylık tüfe artışına endeksli zam sisteminin değiştirilmesini savunduklarını belirten Pars, bu sistemin aylıkları düşük olan emeklileri mağdur eden bir sisteme dönüştüğünün altını çizdi.

Kenan Pars açıklamalarına şöyle devam etti: “Bugün Mayıs Ayı enflasyon rakamları açıklandı. Mayıs ayı enflasyonu yüzde 0,89, 12 Aylık ise yüzde 16,59 oldu. Buna göre 5 aylık enflasyon da 6,39 oldu.

Önümüzde ki ay açıklanacak olan haziran ayı rakamlarıyla birlikte emeklilerin Temmuz’ da alacağı 6 aylık zam da belirlenmiş olacak. Yüzde 90’ı emeklinin harcama grubunda olmayan 418 madde üzerinden yapılıyor bu hesap. Bu hesaplama yönteminin değiştirilmeli ve emeklilerin gerçek harcamaları üzerinden bir hesaplama yapılması gerekmektedir.”

Tüfe’ye endeksli yüzdeli zamlar, aylıkları düşük olan emeklilerimizi mağdur eden bir sisteme dönüşmüştür

Öncelikle, emeklilerin mutfak ve fatura giderlerindeki yüksek artışların emekli aylıklarına yansıması sağlanmalı, enflasyon sepetinin emeklilerin harcama kalemlerine göre güncellenmesi gerekmektedir. Tüfe’ye endeksli yüzdeli zamlar, aylıkları düşük olan emeklilerimizi mağdur eden bir sisteme dönüştüğünden, 5510 sayılı Kanunun 55.maddesi değiştirilmeli ve seyyanen zamlar ile birlikte refahtan pay verilmelidir.

Emeklilerin yüzde 70’i açlık sınırının altında aylık alıyor

Türk-İş’in Açlık Yoksulluk sınırı araştırması Mayıs Ayı sonuçlarına göre gıda fiyatları aylık yüzde 2,28, yıllık yüzde 16,07 arttı. Aynı ayda açlık sınırı 2.830,17 TL, yoksulluk sınırı 9.218,79 TL oldu. Açıklanan açlık sınırı 2825 lira olan asgari ücreti de aşmış oldu. Emeklilerin yüzde 70’inin asgari ücretin altında aylık aldığı düşünüldüğünde durum daha net anlaşılıyor. En düşük emekli aylığının asgari ücret seviyesine getirilmesi öncelikli talebimizdir.

Emekliler İNTİBAK bekliyor

2000 sonrası emekli olanları mağdur eden ve aylıkları düşüren, “emekli aylığı hesaplama karma sistemi”, aylıklar arasındaki eşitsizliği arttırmıştır. Bu nedenler her yıl aylıkları düşüren emekli aylığı hesaplama sistemi değiştirilmeli, çalışılan dönemler için “tek bir aylık hesaplama sistemi getirilmelidir. Yani 2000 sonrası emekli olanların intibakları yapılmalıdır.

Emekli aylıklarında norm ve standart birliğinin sağlanması için 506 Sayılı Kanun döneminde olduğu gibi gösterge sistemine geçilmeli ve alt sınır aylık bağlama oranı yüzde 70 olarak belirlenmelidir. Şayet emekli maaşlarında gösterge sistemi ve taban aylık sistemi halen uygulanmış olsaydı en düşük emekli maaşı 5 Bin Liranın üzerinde olacaktı.

Emekliler piyasaların dinamikleridir

Birkaç gün önce büyüme rakamları açıklandı. Esnafa 3 Bin ve 5 Bin hibe verilen bir dönemde yüzde 7 büyümüşüz. Pek inandırıcı değil. Devlet esnafa destek vermek, piyasaları bir nebze de olsa hareketlendirmek istiyorsa öncelikle emekli kesim olmak üzere emekli aylıklarında iyileştirmeler yapmalıdır. Alım gücü artan emekliler zaten esnafın kapısını çalacaktır. Emekliler piyasaların dinamikleridir. Emekli mutfağına harcar, evine harcar. Artan parasını çocuğuna, torununa harcar. Emeklinin aldığı aylık tamamen piyasaya döner. Dolayısıyla esnaf kesim desteklenmiş olur. Hibe desteklerini çalışan ve emeklilere yapmadan piyasaların toparlanması mümkün değildir.” Diye konuştu.

Şehir içi toplu taşımayla ulaşım hakkımız engelleniyor

İçişleri Bakanlığı’nın yayınladığı Haziran Ayı normalleşme tedbirleri genelgesine de değinen Pars; Genelgede iki doz aşısını olan 65 yaş ve üzeri vatandaşlar için sokağa çıkmalarında herhangi bir engel olmamasına rağmen toplu taşıma araçlarını kullanamayacak olmalarını anlamakta güçlük çektiklerini ifade etti.

Pars şöyle devam etti: “Genelgeye göre;

1.6- Aşı hakkını kullanarak iki doz aşı olmuş olan 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ile 18 yaş altı gençler ve çocuklarımızla ilgili olarak, herkes için uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasının dışında ayrıca bir sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmayacaktır.

Aşı hakkı bulunmasına rağmen aşı olmayan 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız pazar günleri dışındaki diğer günlerde sadece 10:00-14:00 saatleri arasında sokağa çıkabilecekler; pazar günleri ise tam gün sokağa çıkma kısıtlamasına tabi olacaklardır.

1.7- Sokağa çıkma kısıtlamasına tabi olup olmadığına bakılmaksızın 65 yaş ve üzeri vatandaşlarımız ile 18 yaş altı gençler ve çocuklarımız şehir içi toplu ulaşım araçlarını (metro, metrobüs, otobüs, minibüs, dolmuş vb.) kullanamayacaklardır denilmektedir.

Pandemi döneminin en başından beri en ağır kısıtlamalara maruz kalan, toplum dışına itilen bu 65 yaş ve üstü kesimdir. Bu kısıtlamalar uygulanırken bu insanların psikolojisi, sağlıkları ve diğer tüm hakları hiç düşünülmedi. Şimdi bu insanlar aşılarını oldular. Normalleşme tedbirlerinde aşılarını olmuş olan 65 yaş ve üzeri vatandaşlara sokağa çıkma kısıtlaması uygulanmayacak deniliyor fakat toplu taşıma yasak. Bunun izahını biri yapabilir mi? Bu insanlar bir ayağı hastanede olan insanlar. Alışverişini yapıp 1 durak bile olsa otobüse binen insanlar. Emeklilerin ekonomik durumu ortada. Taksiye binecek para yok emekli de. Anayasanın 10.maddesinde yaşlılara çocuklara pozitif ayrımcılık hakkı tanınmasına rağmen uygulamada bunu göremediğimizin bir örneğidir bu.”

 

   

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir